Beslemeler:
Yazılar
Yorumlar

ÖSS’yi kazanamayana müjde

Sınav kabusundan geçemeyen ve bu yüzden üniversiteli olamayan gençler artık üzülmesin. Açıköğretim’de Uluslararası İlişkiler, Felsefe, Sosyoloji gibi 22 yeni bölüm daha açılıyor. Fakültede kayıt silme ise tarih oluyor.

Bugün Gazetesi’nin haberine göre, üniversitelerin örgün bölümlerine yerleşemeyenlerin tercih ettiği Açıköğretim bölümleriyle ilgili Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof Dr. Fevzi Sürmeli’den iki önemli müjde geldi. Sürmeli, yüz binlerce öğrenciyi yakından ilgilendiren yeniliklerle ilgili açıklamalarını Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlenen Açıköğretim Fakültesi Mezunları toplantısında yaptı.

ÖNEMLİ BÖLÜMLER AÇILIYOR

Rektör, 7 lisans ve 33 ön lisans programıyla eğitim veren Açıköğretim Fakültesi’nin 2009-2010 öğretim yılında 5′i lisans 17′si ön lisans olmak üzere toplam 22 yeni bölümün açılacağı müjdesini verdi. Lisans bölümlerine ek olarak Uluslararası İlişkiler, Felsefe, Sosyoloji, Türk Dili ve Edebiyatı, Konaklama ve İşletme Yönetimi bölümlerinin de ekleneceğini belirten Sürmeli, ön lisans programlarına da şu bölümlerin ekleneceğini açıkladı:

Menkul Kıymetler, İşletme Yönetimi, Spor Yönetimi, Adalet, Fotoğrafçılık ve Kameramanlık, Elektrik Enerji Üretim, Turizm ve Seyahat Hizmetleri, Lojistik, Medya ve İletişim, Radyo ve TV Programcılığı.

ARTIK KAYIT SİLME YOK

Rektör Sürmeli, bundan böyle öğrencinin kendi isteği dışında kayıt silmenin söz konusu olmayacağı müjdesini de verirken; “2 yıl üst üste kayıt yenilemeyen öğrencilerin kayıtları artık silinmeyecek. İsterseniz 6 yıl sonra kaydınızı yenileyebilirsiniz” dedi.

İŞLETMECİLER DAHA BAŞARILI

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fevzi Sürmeli öğrenim sürelerine bakıldığında İktisat Fakültesi’nden mezun olanların %32′sinin 4 yılda, %25′inin 5 yılda okullarını tamamlarken, İşletme Fakültesinden mezun olanların %37′sinin 4 yılda, %26′sının 5 yılda mezun olduğunu bu verilere bakıldığında İşletme öğrencilerinin İktisat öğrencilerinden daha başarılı olduklarını dile getirdi.

AVRUPA DİL ÖDÜLÜ

Açıköğretim Fakültesi’nin internet üzerinden verdiği Türkçe eğitim hizmetinin de Avrupa Dil Ödülü’ne layık görüldüğünü aktaran Sürmeli, “Belki Avrupa Birliği’ne henüz giremedik ama Avrupa Birliği’ne girmek kadar eğitim- öğretimin ne kadar önemli olduğunu göstermiş olduk. Üniversitemiz şimdiden Avrupalı oldu” şeklinde konuştu.

Çözüm PKK’nın silah bırakması

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, bugün terörizmden zarar görmeyen ulusların yarın da görmeyeceklerinin hiçbir garantisi olmadığını belirterek, “Bu sorun yalnızca, tüm ulusların ve özellikle de ittifak içindeki ulusların kolektif çabalarıyla çözülebilir. Diğer bir deyişle, üye ülkelerin pozisyonları ve politikalarındaki farklılıkları azaltarak, bu mücadelede ortak bir duruş alınması gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Orgeneral Başbuğ, bu yıl 10′uncusu düzenlenen “İpek Yolu 2009 General/Amiral Semineri”nin Swissotel’de gerçekleştirilen açılışında yaptığı konuşmada, NATO’nun ortaklık programlarına değinerek, bu programların soğuk savaş dönemi bölünmelerinin üstesinden gelinmesine ve NATO sınırlarının güvenlik ve istikrarının artırılmasına yardımcı olduğunu söyledi.

Tüm ortaklarıyla, ortak güvenliğe bağlılık çerçevesinde ilişkileri geliştirmek gerektiğini ifade eden Orgeneral Başbuğ, ortak değer ve sorumluluklara dayalı bir topluluk vizyonunu hayata geçirme konusunda NATO ortaklarının çok önemli rol oynağını vurguladı.

Orgeneral Başbuğ, Birleşmiş Milletler (BM) ve AB’nin de aralarında bulunduğu uluslararası aktörlerle işbirliğinin artırılması ihtiyacına işaret ederek, bunun yeni zorluklara cevap verme, askeri ve sivil yetenekleri daha etkili bir şekilde bir araya getirme konusunda bütünlüklü bir yaklaşıma sahip olma becerisini de artıracağını belirtti.

Afganistan ve Balkanlar’daki operasyonlara da değinen Başbuğ, NATO’nun Afganistan’daki devam eden desteğinin ve buradaki operasyonların başarısının sadece bu ülkenin kaderi için değil, NATO’nun geleceği için de önemli olduğunu, bu operasyonun, ittifakın 21. yüzyılın tehditlerine karşı ne kadar hazırlıklı olduğunun bir göstergesini oluşturduğunu anlattı.

Orgeneral Başbuğ, Türkiye’nin NATO’ya yönelik yaklaşımına ilişin olarak, adil ve sürdürülebilir bir güvenlik ortamını sağlama hedefi ve demokrasi, insan hakları, hukukun üstünlüğüne dayalı ortak değerleri ile NATO’nun, Türkiye’nin savunma güvenlik politikasının temel bir dayanağı olduğunu kaydetti.

Orgeneral İlker Başbuğ, Türkiye’nin, NATO’nun askeri ve siyasi bir istişare forumu olarak varlığını sürdürmesi ve transatlantik ilişkiler ile uluslararası barış ve güvenliğin korunmasındaki yol gösterici rolünü sürdürmesi gerektiği görüşünde olduğunu söyledi.

Türkiye’nin 57 yıl boyunca NATO’ya yaptığı katkılar hakkında da bilgi veren Orgeneral Başbuğ, “Türkiye, NATO’da sadece katkıda bulunan değil, özellikle operasyonlar konusunda liderlik yapan bir ülkedir” diye konuştu.

TERÖRİZMLE MÜCADELE

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, soğuk savaş dönemi sonrasında askeri tehditlerin geleneksel doğasından uzaklaştığını ve geleneksel olmayan asimetrik güvenlik risk ve tehditlerinin stratejik alanda hakim olduğunu vurgulayarak, günümüzde terörizmin, uluslararası topluma ve aynı zamanda da ittifakın kendi güvenliğine karşı en ciddi tehdidi oluşturduğunu kaydetti.

Orgeneral İlker Başbuğ, bugün karşı karşıya bulunulan asimetrik zorluklar arasında terörizmin, insanlığın tamamını tehdit eden en büyük zorluk olduğuna dikkati çekerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Terörizm, sadece masum insanların hayatına kast etmekle kalmaz, aynı zamanda demokrasi, özgürlükler, insan hakları gibi ortak insani değerleri de tehdit eder. Bu nedenle terörizmle mücadelenin ana stratejik ilkesi, insan merkezli bir süreç olmalıdır. Bu süreç, insanların kalplerine ve akıllarına hitap etmelidir. Bu son derece hayati konuda hiçbir hata yapılmamalı ve terörizm karşıtı önlemler günümüzdeki hukuk sistemleriyle uyumlu bir şekilde alınmalıdır. Bugün terörist örgütler, herhangi bir zamanda ve dünyanın herhangi bir yerinde saldırı başlatma yeteneğine sahip olmuştur. Bugün, terörizmden zarar görmeyen ulusların yarın da görmeyeceklerinin hiçbir garantisi yoktur.

Dünya ulusları, kaynağı ve nedeni her ne olursa olsun terörizmin her çeşidine karşı işbirliği içinde hareket etmelidir. Tek bir ülkenin tek taraflı çabaları, ne o ülkedeki, ne de başka bir yerdeki terörizm tehdidini ortadan kaldırmak için yeterli değildir. Bu sorun yalnızca, tüm ulusların ve özellikle de ittifak içindeki ulusların kolektif çabalarıyla çözülebilir. Diğer bir deyişle, üye ülkelerin pozisyonları ve politikalarındaki farklılıkları azaltarak, bu mücadelede ortak bir duruş alınması gerektiğine inanıyoruz.”

TÜRKİYE’DEKİ TERÖRLE MÜCADELE

Orgeneral Başbuğ, Türkiye’nin 25 yıldır terör örgütü PKK’ya karşı mücadele verdiğini hatırlatarak, şöyle dedi:

“Terörizme karşı mücadeledeki hedefimiz, teröristlerin ve destekçilerinin başarı umudunu ortadan kaldırmaktır. Aynı zamanda terörizme karşı mücadelenin, güvenlik, ekonomik, sosyo-kültürel alan, propaganda ve uluslararası ilişkiler alanlarında devletin koordineli faaliyetlerinin bir birleşimi olduğuna inanıyoruz. Tüm bu faaliyetler birbirini tamamlar.

Ancak, terörist örgütler silahlı güçlerini korurken, sadece ekonomik ve sosyo-kültürel alanlarda gerekli önlemleri alarak terörizmin sonlandırılacağına inanmayı düşünmek bir hatadır. Bu nedenle, terörist örgütün dağılışına ve silahları bırakışına kadar terörist örgütle mücadele etmeye son derece kararlıyız.”

SEMİNER 2 GÜN SÜRECEK

İpek Yolu 2009 General/Amiral Semineri, ilk oturumdan sonra gerçekleştirilen fotoğraf çekiminin ardından basına kapalı olarak devam etti.

2 gün sürecek seminere, NATO, AB ülkeleri askeri temsilcileri, Barış İçin Ortaklık Ülkeleri, Akdeniz Diyaloğu Ülkeleri, İstanbul İşbirliği Girişimi Ülkeleri ile bazı BM üyesi ülkelerin askeri temsilcilerinden oluşan 119 kişi katılıyor.

Seminer katılımcıları arasında, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un yanı sıra Afganistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bimillah Muhammedi, Arnavutluk Genelkurmay Başkanı Tuğgeneral Maksim Malaj, Bosna Hersek Genelkurmay Başkanı Korgeneral Miladin Milocic, İsviçre Genelkurmay Başkanı Korgeneral Andre Blattmann ve Karadağ Genelkurmay Başkanı Koramiral Dragan Samardzic de bulunuyor.

Yeni Astra gün sayıyor

Opel, Türkiye’de de en çok ilgi gören modellerinden olan Astra’yı tamamen yeniliyor.


Yeni Astra’nin resmi tanıtımı ilk olarak Eylül ayındaki Frankfurt Fuarı’nda yapılacak, arkasından da yollara çıkacak.

Yeni model Opel Astra’nın giriş seviyesinde 1.4 litrelik benzinli motor kullanılacak. Bu motorun 120 beygir ve 140 beygir güç üreten iki ayrı versiyonu bulunacak.

Dizel motor cephesindeyse 1.3 litre, 1.7 litre ve 2.0 litre CDTI motorlar görev yapmaya devam edecek.

2010 yılı içinde GTC ve station karoserlereri tanıtılacak otomobilin sedan karoserinin ise 2011’de yollarda olması bekleniyor.

THY’nin yeni rotası Toronto

Uçus ağına her geçen gün yeni noktalar ekleyen Türk Hava Yolları (THY), 11 Temmuz 2009 Cumartesi gününden itibaren Kanada’nın başkenti Toronto’ya da sefer düzenleyecek.

THY’den yapılan açıklamada, “Uzun bir süredir kamuoyunun merakla açılmasını beklediği İstanbul-Toronto hattı Pazartesi, Perşembe ve Cumartesi günleri olmak üzere haftada 3 gün gerçekleştirilecek. Bu günlerde İstanbul’dan saat 11.30’da kalkacak uçak, Toronto’ya 15.40’da ulaşacak. Aynı günlerde Toronto’dan İstanbul’a ise saat 23.50’de sefer olacak” denildi.

Açıklamada, Toronto’nun THY’nin 117’inci yurtdışı uçuş noktası olacağı da ifade edildi.

Microsoft’ta telefon devrimi

Microsoft Türkiye, telefonla klasik iletişimi ortadan kaldırdı. Onun yerine telefonu, faksı ve e-mail’i birleştiren birleşik iletişim (comunicator) sistemine geçti.

Konu ile ilgili açıklamalarda bulunan Microsoft Türkiye Genel Müdürü Çağlayan Arkan, şu bilgileri verdi.

“Eskiden ofis telefonumuz, ev telefonumuz, mobil telefonumuz, faksımız ayrı ayrıydı. Bir de bu iletişim kanallarına kurumsal e-mail adreslerimiz, özel alanda da facebook, hotmail, yahoo gibi yeni adresler eklendi. Şirket olarak vizyonumuz tüm bu kanalları birleştirmek ve tek bir noktada toplamak. İster sabit ister mobil telefondan arayın, ister faks çekin ya da e-mail atın kişiye tek bir kanaldan hemen ulaşmak. Kurumsal anlamda biz bunu başardık. Beni ofisten arayın, Çin’de de olsam, seyahat halinde de olsam telefon bilgisayarımda çalacaktır. Faks da çekseniz, mail de atsanız comunicator sisteminde bu mesajlar bilgisayarıma hemen yansıyacaktır. Bu sistemle kişiler istemeleri halinde her durumda ve her yerde ulaşılabilir olabilecektir. Bizim telefonumuz artık bu bilgisayar. Hem de ücretsiz ve güvenli konuşma fırsatı yaratıyor. Bir örnek vermek gerekirse, ben son işe aldığım genel müdür yardımcısı arkadaşımızı bu sistemle konuşarak, hiç yüz yüze gelmeden işe aldım. Bu sistemle dünyadaki tüm Microsoft çalışanlarıyla konuşabiliyoruz.”

“İLETİŞİM VE SEYAHATTEN 220 MİLYON DOLAR TASARRUF SAĞLADIK”

Arkan, Microsoft Türkiye’nin dünya çapında örnek gösterilecek bir yönetim merkezine 6 ay önce taşındığını, binanın sahip olduğu teknolojik altyapının verimlilik artışı yanı sıra iletişimde de yüksek tasarruf şansı yarattığını belirterek “Bu sistemden sonra iletişim masraflarımız ve seyahat giderlerimiz altı ayda yüzde 50 düştü. Microsoft’un dünya genelinde bu sistemleri kullanarak sağladığı tasarruf ise 220 milyon dolara ulaştı. Bu tasarrufun 90 milyon doları telefon haberleşmesinden, 90 milyon doları seyahat harcamalarından ve 40 milyon doları da zaman tasarrufunun sağladığı verimlilikten geliyor. Her şirket bu modele dönerse iletişim ve seyahat harcamalarında çok ciddi bir tasarruf sağlanacaktır. Krizde fırsat işte bu. Yapacağınız yatırım bu. Bir banka müşterimizin yaptığı araştırmaya göre bu sistemin geriye dönüş oranı yüzde 500. Yani yapılan yatırım, maliyet yönetiminde beş kat bir fayda sağlıyor” diye konuştu.

BİR YIL NASIL GEÇTİ?

Microsoft’un mali yılının 30 Haziran’da sona ereceğini hatırlatan Arkan, geçen bir yıllık dönemi şu sözlerle değerlendirdi:

“Biz bu ay sonuyla mali yılımızı bitiriyoruz. Geçen bir yılda kurumsal müşteriler cephesinde büyümeye devam ettik. Farklı alt segmentlerde değişen oranlarda, yüzde 10-50 arasında büyüdük. Küçük işletmelerde büyüme oranı geçen yıl ile aynı kaldı. PC pazarında ise Türkiye’de geçen yıl toplam 3.6 milyon PC satıldı, bu yıl bu rakamın yüzde 25 düşüşle 2.6 milyon adete düşeceği hesaplanıyor.

Sektörün hedef tahmini bu yıl için 4.3 milyon PC’nin satılacağı yönündeydi. Microsoft’un PC pazarındaki işleri de, doğal olarak pazardaki küçülme oranında oldu. Küçülen pazarda rakamları büyütmek, ciroları arttırmak kolay değil. Fakat biz böyle dönemlerde firmalara pazar payına yoğunlaşmalarını ve rekabetle yeni pazar payı almaya odaklanmalarını tavsiye ediyoruz. O yüzden biz de Microsoft olarak küçülen pazardan pazar payımızı büyüterek çıktık. Önemsediğimiz, stratejik ve kritik alanlarda pazar payı olarak tamamen başarılı bir yıl geçirdik”

Burger King aradığı pilotu buldu

Burger King GT King yarışlarında 20 pilot adayı arasından 1′inciyi belirledi.

20 Haziran Cumartesi günü İstanbul Park’ta 20 finalist, 1 ay süren sürüş teknikleri eğitimi sonrasında kıyasıya mücadele etti. Motorsporlarının adrenalini yüksek hız ve heyecan dolu müthiş yarışlarında Volkan Uğur Karagöl 05:51,965 ‘lik derecesiyle 19 finalisti geride bırakarak birinci oldu. Volkan Uğur Karagöl Türkiye Pist Şampiyonası’nın tüm etaplarında Burger King  adına birincilik hedefiyle pistlere çıkacak.

Burger King’in büyük organizasyonu GT King, yarışmacılar kadar konuklar için de eğlence ve sürprizlerle dolu bir gün oldu. Etkinlik alanı Burger King geleneksel Hoop Fest basketbol turnuvasının 2.etap maçları, yarış simülatörleri, ginger aktivitesi, uçurtma şenliği ve daha birçok etkinlik  ile tam bir şenliğe dönüştü.

Millerle milyonlarca bedava bilet alındı

Ekin Grubu’nca yapılan araştırmada, bankaların bugüne kadar mil karşılığında müşterilerine 2 milyon 660 bin 500 uçak bileti verdiği belirlendi.

Ekin Grubu Araştırma Birimi’nden yapılan yazılı açıklamada, Banka Kart Merkezi verilerine dayanılarak yapılan araştırmada, bankaların kredi kartı harcamalarına karşılık kazandırdığı millerle milyonlarca bilet ve yüzlerce tur satıldığının ortaya çıktığı kaydedildi.

Kredi kartlarında biriken miller ile Antalya’dan Seyşel Adaları’na, Paris’ten Rio de Janerio’ya kadar dünyanın dört bir yanında tatil yapılabildiği kaydedilen açıklamada, kazanılan millerin uçak biletinden sonra yurt içi ve yurt dışı tatili olarak da kullanılmaya başlanmasıyla birlikte turizm sektöründe hareketlilik yaşandığının görüldüğü vurgulandı. Bankaların bugüne kadar mil karşılığında müşterilerine toplam 2 milyon 660 bin 500 uçak bileti verdiğinin belirlendiği araştırmada, seyahat acentelerinin ise bu durumu haksız rekabet olarak nitelendirdiği ve bu durumun önüne geçilmesini talep ettiği belirtildi.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.